Osman Kavala'nın tutukluluğunun sekizinci yıl dönümünde siyasetçiler, aydınlar ve akademisyenlerin destek mesajları arasında en dikkat çekeni 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün oldu. Gül, darbecilikle suçlanan Kavala'nın sadece bir iş insanı olduğunu söyledi. Kavala'nın AKP'yi de desteklediğini ifade eden Gül, AİHM kararının uygulanması gerektiğini dile getirdi.

İş İnsanı Osman Kavala, Gezi Parkı olayları ile darbe yapmakla suçlanıyor. Bu iddia nedeniyle Osman Kavala, 1 Kasım 2017'den beri Silivri (Marmara) Cezaevi'nde.

Osman Kavala, bugün (1 Kasım 2025) cezaevindeki sekizinci yılını doldurdu.

Kavala'nın sekizinci yılında Türkiye'den ve yurt dışından akademisyenler, siyasetçiler, gazeteciler ve sivil toplum temsilcileri mesajlar yayımladı.

29 kişinin çağrılarının arasında en dikkat çekeni 11. Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yol arkadaşı ve AKP kurucusu Abdullah Gül oldu.

Gül, Osman Kavala için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararının uygulanması gerektiğini söyleyip serbest kalmasını istediğini dile getirdi.

DARBECİ DİYENLERE YANIT GİBİ SÖZLER "BENİN İÇİN SADECE BİR İŞ İNSANI"

Gül, darbecilikle suçlanan Kavala'nın AKP'ye en güçlü desteği verenler arasında olduğunu açıkladı.

Abdullah Gül, kendi 'nazarında' Kavala'nın sadece bir iş insanı olduğunu dile getirdi.

Gül şunları ifade etti:

"AİHM KARARININ YERİNE GETİRİLMESİ ONA YAPILAN HAKSIZLIĞI GİDERECEK"

Osman Kavala’yı AK Parti hükümetlerinin ilk dönemlerinde Dışişleri Bakanı iken tanıdım. Hükümetlerimizin Türkiye’nin köklü problemlerine çözüm bulmak için uyguladığı kararlı politikalarına, bazı (aşırı ulusalcı) çevrelerin şiddetli muhalefeti karşısında bize en güçlü desteği veren sivil toplum hareketlerinin içindeydi.

Öncelikle AB ile müzakerelere başlamak ve hukuk ve siyasi standartlarımızı yükseltmekle ilgili yasa değişiklikleri ve Kürt sorunu ile ilgili o zaman için cesaret isteyen politikalarımızı sivil toplum örgütleriyle paylaştığımız toplantılarda bizleri heyecanla desteklediğini hatırlıyorum.

Benim nazarımda Osman Kavala, nasıl birçok samimi muhafazakâr iş adamları gönüllü olarak bizim camiamızın vakıf ve dernek faaliyetlerini destekledilerse, o da kendi inandığı doğrultuda toplumsal ve kültürel çalışmaları destekleyen bir iş adamıydı.

AK Parti olarak 2004 yılında anayasanın 90. maddesinde yaptığımız değişiklikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarının hukuk uygulamalarımızda göz ardı edilemeyeceğini dikkate alarak, Osman Kavala ile ilgili AİHM kararının yerine getirilmesi hem ona yapılan haksızlığı giderecek hem de Türkiye Cumhuriyeti’nin imajına katkı sağlayacaktır