Türk-İş'in düzenlediği "Zordayız Geçinemiyoruz" mitinginde on binlerce emekçi Ankara Tandoğan Meydanı'nı doldurdu.
Türkiye İşçi
Sendikası Konfederasyonu (Türk-İş) tarafından Ankara’da düzenlenen “Zordayız,
geçinemiyoruz” mitingine Türkiye’nin dört bir yanından 100 bini aşkın işçi
katıldı. Emekçiler mitingde, yaşadıkları ekonomik sorunlara çözüm ve vergide adalet
talepleri için seslerini duyurmaya çalıştı.
Eyleme, CHP
Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşçıer,
EMEK Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan ile Gaziantep Milletvekili
Sevda Karaca, EMEK Partisi Genel Başkanı Seyit Arslan, Demokrat Parti İstanbul
Milletvekili Cemal Enginyurt da destek verdi.
“Hakkımızı istiyoruz”
Mitingde
programın sunuculuğunu üstlenen Türk-İş İstanbul Temsilcisi Halil Baki Erdal,
“Bizi görmeyenlere, bizi duymayanlara karşı ‘biz buradayız’ demek için geldik.
Ülkenin dört bir yanında hak arayan işçi sınıfı için buradayız. Biz kimseden
sadaka istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz. Türkiye’de çalışma saatinin ortalaması
65 saat dünyada 45 saat. Yazıklar olsun. Verdiğiniz maaş yetmiyor, yetmiyor” şeklinde
konuştu.
Konuşmasında
son günlerde artan kadın cinayetlerine de tepki gösteren Erdal, “Kadın
cinayetlerine ‘yeter artık’ diyoruz. Lafa geldiğinde kadına el kalkmaz
deniliyor ama kadın cinayeti bitmiyor. Çocuk cinayetlerine dur diyoruz.” dedi.
Eylemde
sırasıyla farklı alanlardan söz alan işçiler konuştu. Konuşmalar sırasında
işçiler, “Şimşek şaşırma, sabrımızı taşırma”, “Sadaka değil toplu sözleşme”,
“Bu daha başlangıç mücadeleye devam”, “Uzlaşma yoksa direniş var”, “Ankara,
Ankara duy sesimizi bu gelen işçinin ayak sesleri”, “Yılgınlık yok tek başına,
ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Gemileri yaktık geri dönüş yok”, “Yaşasın sınıf
dayanışması”, “İş ekmek yoksa barış da yok” sloganları attı.
Miting
başlarken, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve iş cinayetlerinde hayatını kaybeden
işçiler için saygı duruşunda bulunuldu. Saygı duruşu sonrasında İstiklal Marşı
okundu.
''Mücadeleden vazgeçmeyeceğiz”
Kadınlar
adına konuşma yapan Şükran Tuncay Şenol da şunları söyledi:
“Ben kamuda
çalışan kadın bir işçiyim ve aynı zamanda iki çocuk annesiyim. Vergide
adaletsizliğin son bulmasını istiyoruz. Ülkemizde çalışanların yarısına yakını
asgari ücret ile çalışmakta. Ülkede çalışanların büyük bölümü açlık sınırı
seviyesinde ücret alıyor. Mutfakta ailemize, çocuklarımıza bir sıcak yemek
çıkartmak için büyük bir mücadele içerisindeyiz. Cinayet ayrımcılığına son
verilmesini istiyoruz. Tüm alanlarda güven içinde yaşamak istiyoruz. Kadın
cinayetlerinin son bulmasını istiyoruz. Kadınlar güçlüdür biliyoruz ve bu
yüzden mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.”
“Öyle bir kanun çıkarın ki...”
Mitingde son
olarak söz alan Türk-İş Genel Başkanı Ergun Atalay, “İş yerlerinde evimizde
huzurumuz yok. Bu iş yerlerinde bırakın bir ayı bir hafta bile geçinemezsiniz”
dedi ve sözlerine şöyle devam etti:
"Bu
ülkede emekliler, taşeronlular, staj mağdurları var. Bunların sorunlarını bu
ülkeyi yönetenler çözecek, Meclis çözecek. Bu ülkede kadınlar özgürce
sokaklarda dolaşsın, kadın cinayetlerine son verilsin. Tarım işçileri traktör
üstünde can veriyor. Bu da bizim sorunumuz. Biz artık tüm bu sorunlara karşı
hükümetten çözüm bekliyoruz, cevap değil. Bu ülke ne çektiyse özelleştirmeden
çekti ama hala her yeri özelleştirmeye devam ediyorlar. Önümüzdeki günlerde
asgari ücret görüşmeleri başlayacak. Orada dört işçimiz olacak. Onlar ne
diyorsa harfiyen uyacağız. Onlar ne karar alırsa o aldıkları karara harfiyen
uyacağız. Örgütlendiğimiz zaman bizleri kapının önüne koyuyorlar. Öyle bir
kanun çıkarın ki işçinin lehine olsun. Mahkemeler 7 yıl sürüyor arada ne işçi
kalıyor ne sendika. Biz hükümete ve bizi yönetenlere sesleniyoruz bizi
vicdansız iş verenin eline bırakmayın."
“Bizi duyun, bizi yok saymayın”
Her gün en
az 5 işçi can veriyor. İş kazalarına bir an evvel son vermek lazım. Son
günlerde ülkede olağanüstü kötü tablolar var. Çocukları öldürenler, atları
kesip bize yedirenler var. Buna dair acilen adım atılmalı. Bu restoranlara
gitmeyin, boykot edin. Aylardır alanlarda, aylardır iş yerlerinde bugün de
buradayız. Bizi duyun, bizi yok saymayın, yarın bunun bedelini ödersiniz. İşten
atılmalar devam ediyor. İşçilere mobing yapılıyor. Bununla ilgili ülkeyi
yönetenlerin bir sözü yok mu? Patronlara değil bize bir çözüm bulun.
“Her defasında sandığa gidip size oy
vermek zorunda değiliz”
Bir grup
başkanvekili çıkıyor ‘işçinin kaybı yok’ diyor. Bu nasıl bir akıl tutulması?
Önümüzdeki hafta Meclis’e ve bütün STK’lara 70 sayfalık bir metin hazırladık
onu vereceğiz ve ‘Bu adaletsiz vergi sistemini değiştirin’ diyeceğiz. Onlar
düzeltene kadar da biz mücadele etmeye devam edeceğiz. Mehmet Şimşek’in dünyası
başka benim dünyam başka, benim dünyam burası. Bu alandan hükümete, ülkeyi
yönetenlere tekrar sesleniyorum. Bizi yok saymayın. Biz bu ülkenin yüzde
60’ıyız. Biz sizin oy makineniz değiliz. Ayağınızı denk alın. Biz her defasında
sandığa gidip size oy vermek zorunda değiliz. Dikkatli olun bu alanın sesine
kulak verin. Yarın geç kalırsınız, enflasyonu düşüreceksiniz diye bizi
küçültmeye hakkınız yok.”
İşçilerden Türk-İş başkanına protesto
Türk-İş
tarafından düzenlenen "Zordayız, geçinemiyoruz" mitinginde bazı
işçiler Türk-İş Genel Başkanı Ergun Atalay konuşma yaparken yuhaladı. İşçilerin
"Sarı sendika istemiyoruz" dövizi tuttuğu görüldü. Atalay'ın
yuhalanmasının ardından bazı işçiler de "İşte Başkan işte sendika"
sloganı attı.


