Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ve heyeti Kamu-Sen ve Hak-İş Genel Merkez'lerini ziyaret etti.
Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan 29-30 Nisan tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek olan 13. Çalışma Meclisi’ne dair görüş ve düşüncelerini Kahveci ile paylaşarak, Türkiye Kamu-Sen’in çalışma hayatı ve sendikal mücadeledeki deneyim ve birikimlerini Çalışma Meclisi’nde katılımcılara sunmasından memnuniyet duyacaklarını ifade etti.
“Çalışma Meclisi toplantısını önemsiyoruz”
Bakan Işıkhan, önümüzdeki hafta kutlanacak olan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününün tüm çalışanlar için şimdiden hayırlı olmasını dilerken, Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, “İnandığımız şeylerden hiçbir zaman taviz vermedik. Cumhuriyetimizin ikinci yüz yılında çalışma hayatında yapısal değişikliklerin olması noktasında üzerimize düşen neyse yapmak gayretindeyiz. Bu bakımdan önümüzdeki günlerde yapılacak olan Çalışma Meclisi toplantısını önemsiyoruz. Bu çerçevede, uzun zamandır dile getirdiğimiz, Kamu Personel Rejimi ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun mutlaka görüşülmesi ve hatta çalışma meclisi gündeminde yer bulması önemlidir.
Toplu sözleşme ikramiyesinin yeniden hayata geçirilmesi, birinci dereceye gelen kamu görevlerine 3600 ek gösterge verilmesi, yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan personelin genel idari hizmetler sınıfına geçirilmesi, sendikal ayrımcılığın bulması, ilave ek ödemenin emeklilere de yansıtılması gibi konuların çözüme ulaştırılması noktasında hızlı bir şekilde adımlar atılması gerektiğine inanıyoruz.” dedi ve Kamu-Sen olarak 1 Mayıs’ta İzmir’de olacaklarını hatırlattı.
Hak-İş Genel Merkezi'nde gerçekleşen Işıkhan ve Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan’ın görüşmesinde öne çıkan başlıklar da şu şekilde:
Çalışma Meclisi 5 yıl aradan sonra tekrar toplanıyor
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Sayın Genel Başkanımız Mahmut Arslan’a ve yönetim kurulu üyelerimize çok teşekkür ediyorum. 5 yıllık aradan sonra Çalışma Meclisini 29 Nisan’da yeniden topluyoruz. 13. Çalışma Meclisi’ni Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle 29-30 Nisan 2024 tarihinde Ankara’da gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Bu dönemki toplantımızın başlığını; “Türkiye Yüzyılında Çalışma Hayatı: Emeğin Sendikal Örgütlenmenin ve İstihdamın Geleceği” olarak belirlemiş bulunuyoruz. Meclisimizde çalışma hayatını ilgilendiren temel konulara ilişkin sorunları gündeme getirecek ve bunlara yönelik hazırlayacağımız temel politikaları tüm tarafların katılımıyla hayata geçirmeye gayret edeceğiz” dedi.
“Tüm İşçilerimizin Haklarının Takipçisi Olacağız”
31 Mart yerel seçimlerine de değinen Bakan Işıkhan, “31 Mart seçimlerini geride bıraktık. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak Türkiye’yi kalkındırma ve istihdamının gelişmesine yönelik her türlü projede tüm yerel yöneticilerimizin yanlarında olacağımı buradan ifade etmek istiyorum. Ancak yerel seçimlerin ardından yeni belediye başkanlarının göreve gelmesiyle birlikte belediye çalışanlarının iş yerinden çıkarılması ve mobbing endişesi birçok insanı tedirgin etmektedir. Belediye başkanlarının bu tür davranışları, çalışanların kazanılmış hak ve özgürlüklerinin kaybı anlamına gelecektir” uyarısında bulundu.
“Sadece adalet ve sosyal sorumluluk açısından değil, aynı zamanda şehrin sürekliliği ve hizmet kalitesi açısından da bu hususa alakalı uyarımı yapmak istiyorum” diye konuşan Işıkhan tüm belediye başkanlarına seslenerek “Ayırt etmeksizin tüm belediyelere sesleniyorum. Bizler işçilerimizin ve memurlarımızın haklarının yakın takipçisi olacağız” dedi.
“1 Mayıs’ta Taleplerimizi Meydanlardan Haykıracağız”
Mahmut Arslan, Çalışma Meclisi'nin uzun yıllardır toplanmadığını belirterek, 13. Çalışma Meclisi'nin 29-30 Nisan'da düzenlenmesini olumlu karşıladıklarını söyledi.
Ekonomik ve Sosyal Konsey'in de en kısa zamanda toplanmasını istediklerini ifade eden Arslan, "Çalışma Meclisi toplantısının gündemi bize ulaştı. Gerek akademisyen, gerek sendikacı arkadaşlarımızın desteği, toplantıya katkı vereceğiz." dedi.
Bu yıl 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde Kocaeli'nde olacaklarını anımsatan Arslan, "1 Mayıs etkinliklerimizi kaosa, tartışmalara, gerginliklere, emniyet güçleriyle gerginliklerin yaşanmasına kurban edemeyiz. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, emekçilerin taleplerinin yüksek sesle konuşulduğu, itiraz ve eleştirilerde bulunduğu önemli bir gün. Bu nedenle olası gerginlikler, 1 Mayıs'taki vereceğimiz mesajlara mani olacaktır. Bu yıl 1 Mayıs'ta alanlarda, özellikle son dönemde karşılaştığımız ekonomik zorluklar, ek protokoller, toplu sözleşmelerimizde ek zam taleplerimiz, asgari ücret, yine Kamu Çerçeve Protokolünün yerel yönetimlerde uygulanmamasından kaynaklı zorluğumuz, geçici mevsimlik işçilerin özellikle Çaykur'daki durumunu gündeme getireceğiz” dedi.
Arslan, Türkiye’de yaşanan hayat pahalılığı ve yüksek enflasyon karşısında emekçilerin yaşadığı sorunlar konusunda ise, “Bütün bu sorunlar var ama biz ülkemizin potansiyeline güveniyoruz. Bu ülkenin enerjisine, potansiyeline ve gücüne güveniyoruz. Bu zorlukların geçici olduğunu düşünüyoruz. Ülkemizin bu zorlukları aşabilecek bir iradesinin olduğunu, bu sorunlarla baş edebileceğimiz bir iradenin olduğuna inanıyoruz” açıklamalarında bulundu.
“Amacımız Çalışanların Haklarını Korumak”
Arslan, Lezita’da 47 gündür süren grevin detaylarına değinerek, “Türkiye’nin en büyük tavuk firmasında grevimiz devam ediyor. 200’e yakın arkadaşımız greve katılıyorlar. Bu konuyla ilgili yasal ve hukuki mücadelemizi sonuna kadar sürdürüyoruz. Burada toplu iş sözleşme yetkisini dört yılda aldık. Dört yıldır uğraşıyoruz. Yetkimize itiraz edildi ve işçi arkadaşlarımız işten çıkarıldılar. 47 gün önce greve çıkmak zorunda bırakıldık. Çünkü toplu sözleşme müzakerelerine oturmadılar. Bizimle oturup görüşmediler, bir teklif vermediler. İşveren Türkiye Cumhuriyeti’nin yasalarına, anayasaya, işçi haklarına meydan okuyor. Amacımız işvereni yok etmek, işvereni yıpratmak, oradaki şirkete zarar vermek değil. Amacımız çalışanların haklarını korumak” diye konuştu.


